Gülümse!.. Hayatta başına ne gelirse gelsin inadına gülümse. Çünkü gülümsemek sadakadır ve sadaka ömrü uzatır.
26 Ocak 2021 Salı
ANTİKA DÜKKANI
Eski bir antika dükkanıydı. Ön kapının beyaz boyaları soyuluyordu. Alttan görünen ahşap rengi ise girişe olduğundan daha mistik bir hava veriyordu. Hemen yanındaki ahsap penceresinin önünü pembe sardunyalar süslerken geleni de sardunya kokusu karşılıyordu. Ama dükkana adım atıldığı anda bu güzel koku yerini kapı üstündeki çan sesine eşlik eden buram buram tarih kokusuna bırakıyordu. Tarih kokusu dediysem basbaya toz ve rutubet kokusu işte. Eski olan yerde başka ne kokacak ki! Girişin tam karşısında göze ilk çarpan şey duvardaki dev guguklu saatti. Bilmem kaç yüzyıllık olduğu her halinden belli olan bu saat zamana meydan okurcasına ötmeye devam ediyordu her saat başında. Hemen altındaki eski bir gramofondan Müzeyyen Senar çalıyor, insanı alıp maziye götürüyordu. Ne yana baksan ayrı bir hatıra canlanıyordu gözünde. Eski plaklar, köstekli saatler, radyolar, vazolar... Ses eski, koku eski, görüntü eski...E ben de pek yeni sayılmam hani. Taş yerinde ağırdır diye boşuna dememişler. Ne yapalım! Her yeni eskir ve eski ancak eskiye huzur verir.
22 Ocak 2021 Cuma
ÜŞÜYORUM BE ANNE
Koskoca bir buz kütlesinin içinde sıkışıp kalmış gibiyim
Bir zamanlar avuçlarının içinde okşadığın ellerim üşüyor,
Sımsıkı sarmalayıp göğsüne yasladığın sırtım üşüyor,
Ördüğün çoraplar söküldü ayağım üşüyor, Bakışlarınla ısınan yüreğim üşüyor be anne... Hani nerde sevgi dolu öpücüklerin?
Tüm bedenimi yumuşacık bir battaniye gibi saran kolların nerde?
Peki ya mütemadiyen beni zırh gibi koruyan duaların?
Neredesin be anne?
Çok üşüyorum neredesin?
Meğer güneş değilmiş içimizi ısıtan.
Senin varlığın, sesin, nefesin, herşeyinmiş. Kara kışlarda kaldık sen gidince.
Buz kütlesini eritmeye hayalin bile yeterken, Gün be gün önce görüntün,sonra kulaklarımda çınlayan sesin soldu
En sonunda da seninle ilgili anılarım dondu be anne...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
AKHILLI OYUN 3. BÖLÜM
BU NİKAH KIYILAMAZ Konakta tam bir panik havası vardı. Herkes bir yerlere koşuşturuyor, telaşla yetiştirememekten korktukları düğün hazırl...
-
Koca bir ömrü düşünerek geçirdin. Sevdin düşündün, umut ettin düşündün, korktun düşündün, kırıldın düşündün, kırdın yine d...
-
Koskoca bir buz kütlesinin içinde sıkışıp kalmış gibiyim Bir zamanlar avuçlarının içinde okşadığın ellerim üşüyor, Sımsıkı sarmalayıp göğsü...
-
Her zamanki çınarın gölgesine oturup, ağaç kovuğuna sakladığı isli tavayı çıkardı. Bir kaç dal parçasını yakıp son y...