UYKUSUZLUK
Hayatım boyunca ağzıma tek damla içki koymadım. Ama "güpegündüz içki mi içtin?" serzenişleriyle o kadar çok karşılaşıyorum ki; kendimden şüphe etmeye başladım. İnsanlar da haklı. Çünkü semptomlar aynı.
Ayaklarının altındaki zeminin kayması, sendeleme, boş bakışlar, söylediğini sanıp söyleyemediğin kelimeler, hemen ardından o söyleyemediğin kelimelerin muhataplarınca anlaşılmamasına sinirlenme, ama sinirlendiğini ifade edecek kelimeleri bile seçememe, sadece dili ağzında öfkeyle bir şey arıyormuşçasına geveleme, nerde olduğunu ve ne yaptığını algılayamama derken en sonunda beynindeki uğultuyla savaşırcasına kafana vurduğun bir kaç darbe ile kendine gelmeye çalışmanın ardından kuş tüyü yastıktan bile rahat gelecek, bulduğun ilk zeminin çekimine kendini bırakma. İlk bakışta sarhoşluğu andıran tüm bu reaksiyonlar sadece uykusuzluğun eseri.
Gecemi gündüzüme katıp kitabımı yetiştirmeye çalıştığım şu günlerde bana sarhoş muamelesi yapmayın üleeen....Hâââ puuuşşş hââaaaa puuşşş...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder